25 Eylül 2017 Pazartesi

ATATÜRK Gerçek Dünya Lideri




Kitabın adı; “King of The Mountain: The Nature of Political Leadership” (Dağın Kralı: Siyasi Liderliğin Doğası). Kitabın yazarı; Amerikalı Psikiyatri Profesörü Arnold Ludwig. 20. Yüzyılda görev yapmış olan dünya liderlerini masaya yatırmış ve bilimsel olarak incelemiş. Ludwig’in liderler üzerinde yaptığı çalışma tam tamına 18 yıl sürmüş ve 2 bin kişi değerlendirme kapsamına alınmış.
Araştırma sonunda ise; öne çıkan 377 devlet adamı belli kıstaslar üzerinden değerlendirilmiş. Bu kıstaslar; “sıfırdan ülke yaratmak, toprakları genişletmek, iktidarda kalınan süre, askeri başarı, sosyal tasarım gücü, ekonomik başarı, devlet adamlığı, ideoloji ortaya koyma, ahlaken örnek olma, siyasi miras ve ülkenin nüfusu”dur.
İNSANLIK ALEMİNİN PARLAYAN YILDIZI
Dünya liderlerinin bilimsel kıstaslar üzerinden değerlendirildiği bu uzun soluklu akademik çalışma sonunda; “Vizyoner” sıfatı ile 20.Yüzyılın (1 Ocak 1900 - 31 Aralık 2000) gelmiş geçmiş en büyük liderinin ve devlet adamının Mustafa Kemal Atatürk olduğu sonucuna varılmış.
Yapılan bilimsel sıralamada, Atatürk 31 puanla ilk sırada yer alırken, Çin’in kurucusu Mao ve ABD Başkanı Franklin Roosevelt 30 puan, Sovyetler Birliği Başkanları Stalin 29, Lenin 28, Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle 27, Hindistan’ın ilk Başbakanı Nehru 25, Tunus’un kurucusu ilk devlet başkanı Habib Burgiba 24, Küba lideri Fidel Castro ve İran’ın dini lideri Humeyni 23, İngiltere Başbakanı Churchill 22 puan almıştır. Osmanlı Devleti’nin 34. Padişahı II. Abdülhamit de 12 puan ile sıralamaya girmiştir.
Sonuç olarak söylemek gerekirse; Atatürk yalnız ülkemiz, bölgemiz ve tüm İslam alemi için değil, aynı zamanda tüm dünya ve insanlık için de vizyon sahibi büyük bir liderdir. Bu nedenle Atatürk’ü yok saymaya çalışmak, boşuna gayretkeşliktir. Bu gayret içinde olanların hepsi yok olacak ve yarın kimse hatırlamayacaktır. Ama O, tüm zamanların insanlık aleminin parlayan yıldızlarından biri olmaya devam edecektir.

Türker Ertürk'ün Oda Tv sitesinde çıkan yazısından alınmıştır.

20 Eylül 2017 Çarşamba

Carmen - Habenera

George Bizet'in Carmen operası çeşitli sanatçılar tarafından yorumlanmıştır, bu videoda  Agnes Baltsa'nın mükemmel performansını izliyoruz, eşsiz sesine dengeli erotizmi eşlik ediyor. 

26 Ağustos 2017 Cumartesi

Yaşlı bir kadından tavsiyeler



Hayatını başkalarının hayatı ile kıyaslama,
hangi koşullardan geçerek buraya geldiklerini bilemezsin.

Hayat o kadar kısa ki, birisinden nefret ederek vaktini harcama.

En güzel mumlarını yak, en güzel çarşaflarını ser, çeyizindeki yemek takımlarını kullan. 
Özel günleri bekleme, bugün en özel gün.

Çok kötü olaylardan sonra şöyle düşün: '' 5 yıl sonra bu olayın önemi olacakmı?





19 Ağustos 2017 Cumartesi

Mehmet Ali Paşa ve Nazım Hikmet




1827 yılında Almanya’nın Magdeburg şehrinde bir müzik öğretmeninin bebeği dünyaya gelir (Karl Detroit). Baba ve anne devamlı kavga ettikleri için, küçük çocuk akrabaları tarafından yetimhaneye yerleştirilir.
 Çocuk 12 yaşına geldiğinde bütün arkadaşlarının uyuduğu bir gece yarısı çarşafları birbirine dolayarak yetimhaneden kaçar ve Hamburg’a gider. Büyük bir liman şehri olan Hamburg’da bir gemide miço olarak çalışmaya başlayan Karl Detroit, bütün Akdeniz’i gezip, Marmara denizinden boğaza giriş yaparken gemiden Kız Kulesini görür ve denize atlar. Kız Kulesine doğru yüzmeye başladığı sırada yakalanan çocuk Sadrazam Âli paşanın (şair) yanına götürülür.
Sadrazam sorar; ‘Neden kaçtın ülkenden?’Karl Detroit cevap verir: ‘Dayak vardı orada, şiddet vardı bıktım kaçtım’‘Peki ya neden onca yol geldin onlardan birinde değil de İstanbul’da atladın denize?’ Diye sorar sadrazam. Kız kulesini gördüğünü söyler Karl Detroit ve ‘ben o kuleyi çok sevdim’ der.
 Bir zaman sonra, Almanlar çocuğu geri ister, fakat Sadrazam Âli paşa ‘geri alamazsınız, o artık benim oğlum’ der. Karl Detroit’in adını değiştirerek Mehmet Ali koyar ve askeri okula yollar Sadrazam Âli paşa. Aldığı eğitimin ardından Kırım harbine katılan Mehmet Ali, paşa ünvanını alır. O artık sığındığı ülkenin bir Paşasıdır! 1878 Berlin anlaşmasına giden heyetin içinde yer alan Mehmet Ali paşa, doğduğu ülkeye geri gelmiştir fakat, artık o bir Osmanlı Paşasıdır.
 Almanya’dan İstanbul’a dönerken Arnavutlukta yolunu kesen eşkıyalar tarafından öldürülen Karl Detroit yani Mehmet Ali, arkasında 4 kız çocuk bırakır. Bunlardan biri Leyla Hanım’dır. Bu Leyla Hanım’ın da Celile isminde bir kızı olur. İlk Türk ressamlarından olan bu Celile Hanım’ın da bir oğlu olur ve hepimizin çok yakından tanıdığı o küçük bebek dünyaya gelir. Zaman geçer büyüyen bu bebek, Türk edebiyat tarihine adını Nazım Hikmet olarak yazdırır.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

7 Temmuz 2017 Cuma

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...